Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez.
Kurdbe logo
news · Editor · 2026-03-06 01:00

Komünden Konfederalizme: Kadın Özgürlüğünün Siyaseti

Demokratik konfederalizm neden “kadın özgürlüğü” demeden kurulamaz?

Özet
Bu makale, demokratik konfederalizmi yalnız bir yönetim modeli değil, demokratik modernite perspektifi içinde bir toplumsal yeniden inşa paradigması olarak ele alır. Bu paradigmada kadın özgürlüğü, “temsil” düzeyinin ötesinde, toplumun öz-yönetim kapasitesinin kurucu koşuludur. Kadın öz-örgütlülüğü; pasifleştirmeye karşı toplumsal sigorta işlevi görür. Demokratik özerklik, ilişki sisteminin (birey-toplum, toplum-doğa, kadın-erkek) yeniden kurulması olarak tartışılır; demokratik siyaset ise seçimlerle sınırlı olmayan, gündelik hayatın yönetimi olarak kavramsallaştırılır. Sonuç, kadın özgürlüğü olmaksızın konfederalizm/komün/özerklik pratiklerinin hiyerarşiyi yeniden üretme riskini vurgular.

Anahtar kelimeler

Demokratik konfederalizm; komün; demokratik özerklik; kadın öz-örgütlülüğü; demokratik siyaset; sivil toplum; toplumsal savunma; özgür eş yaşam.

1. Giriş

Demokratik konfederalizm, devlet merkezli siyaset anlayışına karşı toplum merkezli bir öz-yönetim perspektifi sunar. Bu yaklaşımda toplum, yönetilen bir nesne değil, kendini yöneten bir özne olarak düşünülür. Kadın özgürlüğü bu öznelik kapasitesinin merkezindedir; çünkü patriyarka, toplumun öz-yönetim yeteneğini zayıflatan en eski ve en kalıcı hiyerarşi biçimlerinden biridir.

2. Kavramsal çerçeve: Öz-yönetim, komün ve konfederal ağ

Konfederal model; yerel birimlerin (komün/meclis) yatay bağlarla bir araya gelmesini, kararın yerelden üretilmesini ve toplumun çoklu kimliklerinin temsilini esas alır. Bu çerçevede kadınların öz-örgütlülüğü iki nedenle kurucu rol oynar:

(i) İktidarın pasifleştirme mekanizmalarına karşı toplumsal direnç üretir,

(ii) İlişki sistemini dönüştürmeden kurumsal dönüşümün yetersiz kalacağını gösterir.

3. Tartışma

3.1 Kadın örgütlülüğü: toplumun sigortası

Devlete yaslanan toplum pasifleşir; pasifleşme şiddet ve sömürüyü büyütür. Kadınlar bu pasifleştirmenin ilk hedefi olduğu için, kadınların öz-örgütlülüğü yalnız bir “temsil” meselesi değil, toplumun kendini yönetebilmesinin sigortasıdır.

3.2 Demokratik özerklik: ilişki sisteminin yeniden inşası

Özerklik, yalnız idari bir düzenleme değil; birey-toplum, toplum-doğa ve kadın-erkek ilişkilerinin yeniden kurulmasıdır. Erkek egemen zihniyet ve ilişkiler dönüştürülmeden kurulan özerklik pratikleri, eski tahakkümü başka formlarla yeniden üretebilir.

3.3 Demokratik siyaset ve sivil toplum: hayatın yönetimi

Siyaset, seçimle sınırlı olmayan biçimde eğitim, kültür, ekonomi, adalet ve güvenlik gibi alanlarda gündelik hayatın yönetimidir. Kadınların bu alanlarda özneleşmesi, siyasetin “erkek işi” olmaktan çıkmasıdır. Demokratik siyaset ve sivil toplum, kadın örgütlülüğünü bir “tali alan” değil, toplumsal yeniden inşa kapasitesi olarak ele almalıdır.

4. Sonuç

Kadın özgürlüğünü merkeze almayan her demokratik toplum projesi, hiyerarşinin bir biçimine geri düşme riski taşır. Bu nedenle konfederalizm, komün ve özerklik; ancak kadın özgürlüğü ve özgür eş yaşam etiğiyle birlikte kurucu anlamına kavuşur.

 

Azad Badiki – kurdbe.com editör ekibi

06.03.2026