Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez.
Kurdbe logo
article · Editor · 2025-12-12 10:53


Özet (Abstract)
Modern akademi tarihsel olarak ulus-devletin, kapitalist ekonominin ve pozitivist bilim anlayışının ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmiştir. Bu yapı, bilgi üretimini büyük ölçüde iktidar ilişkilerinin yeniden üretimine bağlamış; akademik faaliyeti toplumsal pratikten ve etik sorumluluktan uzaklaştırmıştır. Abdullah Öcalan, Demokratik Uygarlık Manifestosu ile Barış ve Demokratik Toplum Manifestosunda bu akademik modeli kapitalist modernitenin bilgi rejimi olarak eleştirir ve demokratik modernite perspektifi temelinde bilgi ve akademiye ilişkin alternatif bir anlayış geliştirir.
Bu makale, Öcalan’ın teorik yaklaşımı içinde akademilerin nasıl yapılandırılması gerektiğini ve akademik çalışmanın hangi epistemolojik, etik ve metodolojik ilkelere dayanması gerektiğini tartışmayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Demokratik modernite, akademi, bilgi rejimi, epistemoloji, demokratik toplum

1. Giriş

Bilgi üretimi tarihsel olarak toplumsal ve siyasal bağlamlardan bağımsız bir etkinlik olmamıştır. Akademik kurumlar, ortaya çıktıkları dönemlerin güç ilişkileri, ekonomik yapıları ve egemen düşünme biçimleriyle birlikte şekillenmiştir. Modern üniversite modeli özellikle 19. yüzyıldan itibaren ulus-devletin kurumsallaşması, kapitalist üretim ilişkileri ve pozitivist bilim anlayışıyla paralel biçimde gelişmiştir. Bu süreçte akademi, eleştirel bir alan olmaktan çıkarak mevcut toplumsal düzenin yeniden üretimine katkı sunan bir yapıya dönüşmüştür.
 Abdullah Öcalan’ın demokratik modernite yaklaşımı açısından akademi yalnızca kurumsal bir yapı olarak değil, aynı zamanda bir bilgi rejimi ve bir zihniyet biçimi olarak ele alınır. Öcalan’a göre kapitalist modernite bilgiyi toplumdan ve doğadan koparıp iktidarın hizmetine sokmuş; bu da akademik bilginin özgürleştirici potansiyelini zayıflatmıştır. Bu nedenle akademiyi yeniden düşünmek, demokratik bir toplumun inşası açısından temel bir sorun olarak ortaya çıkar.

2. Kapitalist Modernite ve Akademik Bilginin Krizi

Kapitalist modernite, bilgiyi nesneleştiren ve parçalayan bir epistemolojiye dayanır. Pozitivist bilim anlayışı toplumsal gerçekliği ölçülebilir, sınıflandırılabilir ve denetlenebilir unsurlara indirger. Bu yaklaşım akademik bilgiyi teknik uzmanlığa dönüştürürken, onu etik ve siyasal bağlamından da koparır.
 Öcalan’a göre bu süreç, bilginin hakikat üretme kapasitesini zayıflatmış ve akademiyi iktidarın ideolojik bir aygıtına dönüştürmüştür (Öcalan, 2011). Akademik çalışmalar çoğu zaman toplumsal sorunlardan soyutlanmış, disiplinlerarası bağlarını yitirmiş ve kariyer ile unvan merkezli bir üretim biçimine indirgenmiştir. Bu anlamda akademik kriz yalnızca metodolojik değil, aynı zamanda toplumsal anlam krizidir.

3. Kavramsal Literatür Taraması

Akademi ve bilgi üretimi üzerine çalışmalar büyük ölçüde modernite, iktidar ve epistemoloji eksenlerinde şekillenmiştir. 20. yüzyıldan itibaren bilginin nötr ve nesnel olduğu varsayımı sosyal bilimlerde ciddi biçimde sorgulanmıştır. Bu sorgulama, akademik bilginin toplumsal, siyasal ve tarihsel bağlamlardan bağımsız ele alınamayacağını göstermiştir.

3.1. Modernite, Bilgi ve İktidar

Modern akademinin kurumsal biçimi Aydınlanma düşüncesi ve pozitivist bilim anlayışıyla yakından ilişkilidir. Bu çerçevede bilgi, doğayı ve toplumu denetlenebilir nesneler olarak ele alan bir yöntemle üretilir. Eleştirel teoride bu anlayış, bilgi ile iktidar arasındaki ilişkiyi görünmez kılan bir tarafsızlık iddiası olarak değerlendirilmiştir.
 Michel Foucault, bilgi ile iktidar ilişkisini merkeze alan çalışmalarıyla modern akademinin tarafsızlık iddiasını sorgulamıştır. Foucault’ya göre bilgi, iktidarın dışında konumlanan bağımsız bir hakikat alanı değil; iktidar ilişkileri içinde üretilen ve bu ilişkiler aracılığıyla dolaşıma giren bir pratiktir (Foucault, 1977). Bu yaklaşım, akademiyi yalnızca bilgi üreten bir kurum olarak değil, iktidarın yeniden üretildiği bir alan olarak ele almayı mümkün kılar.

3.2. Eleştirel Epistemoloji ve Feminist Bilgi Teorisi

Modernliğin evrensellik ve nesnellik iddiası feminist epistemoloji tarafından da kapsamlı biçimde eleştirilmiştir. Feminist kuramcılar, bilgi üreten öznenin toplumsal konumunun bilginin içeriğini doğrudan şekillendirdiğini savunmuştur. Sandra Harding’in “konumlanmış bilgi” yaklaşımı, erkek-merkezli bilim anlayışının evrensel norm olarak dayatıldığını görünür kılar (Harding, 1986). Donna Haraway de bilginin her zaman belirli bir konumdan üretildiğini ve “tanrısal bakış” iddiasının bilimsel olarak savunulamaz olduğunu ileri sürer (Haraway, 1988).
 Bu yaklaşımlar akademik bilginin tarafsızlık iddiasını zayıflatmış, bilgi üretiminin etik ve siyasal sorumluluk taşıdığı fikrini güçlendirmiştir.

3.3. Demokratik Modernite ve Öcalan’ın Literatürdeki Konumu

Bu eleştirel literatürle kesişen fakat ondan ayrışan özgün bir yaklaşım, Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği demokratik modernite paradigmasıdır. Öcalan, bilgi sorununu yalnızca epistemolojik düzeyde değil; tarih, iktidar, toplumsal cinsiyet ve ekoloji ilişkileriyle birlikte kapsamlı bir çerçevede ele alır (Öcalan, 2011; 2012). Demokratik modernite yaklaşımı akademiyi yalnızca eleştirmekle kalmaz, aynı zamanda onu demokratik toplumun inşasında dönüştürücü bir rol üstlenebilecek bir alan olarak yeniden tanımlar.

4. Demokratik Akademilerin Yapısal İlkeleri

4.1. Toplum Merkezlilik

Demokratik modernite perspektifinden akademi, toplumdan kopuk bir uzmanlık alanı olamaz. Akademik bilgi, yerel toplulukların, komünlerin ve demokratik örgütlenme biçimlerinin deneyimleriyle sürekli etkileşim içinde kalmalıdır. Bu yaklaşım akademiyi bilgi tekelinden, toplumsal bir öğrenme alanına dönüştürür.

4.2. Disiplinlerarası Yaklaşım

Öcalan, bilginin disiplinler boyunca katı biçimde ayrılmasını kapitalist modernitenin bir sonucu olarak değerlendirir. Demokratik akademilerde tarih, sosyoloji, felsefe, ekoloji ve siyaset bağımsız alanlar olarak değil, bütüncül bir toplumsal analiz çerçevesi içinde ele alınmalıdır.

4.3. Hiyerarşi Karşıtı Kurumsallaşma

Geleneksel akademide unvan ve statü, bilgi üzerinde hiyerarşik bir iktidar ilişkisi yaratır. Demokratik akademi modelinde öğretme ve öğrenme süreçleri karşılıklı ve kolektif biçimde kurulmalıdır. Akademik otorite kurumsal hiyerarşiden değil, kolektif bilgi üretiminden doğar.

4.4. Kadın Özgürlük Paradigması

Öcalan’ın teorik çerçevesinde kadın özgürlüğü toplumsal özgürlüğün temel bileşenidir. Bu nedenle akademik bilgi üretimi erkek-merkezli epistemolojiyi sorgulamalıdır. Bu bağlamda Jineoloji yalnızca bir alt-disiplin değil, bilgi üretiminde eleştirel bir perspektif olarak değerlendirilir (Öcalan, 2016).

5. Demokratik Akademide Akademik Çalışma Pratikleri

Demokratik modernite perspektifinden akademik çalışma yalnızca teorik üretimle sınırlı değildir. Akademik bilgi toplumsal pratikle bağ kurmalı, yerel deneyimleri evrensel tartışmalarla ilişkilendirmeli ve etik sorumluluk taşımalıdır. Bu yaklaşım akademik faaliyeti salt teknik uzmanlık alanından çıkarır ve onu toplumsal dönüşüm süreçlerinin bir parçası haline getirir.

6. Sonuç

Abdullah Öcalan’ın demokratik modernite yaklaşımı, akademiyi kapitalist modernitenin bilgi rejiminden kopararak demokratik toplumun inşasında etkili bir aktör konumuna yerleştirir. Bu perspektiften akademiler toplumla bütünleşmiş, hiyerarşi karşıtı, disiplinlerarası ve etik temelli kurumlar olarak yeniden düşünülmelidir. Akademik bilgi ise kariyer ve iktidar üretmenin bir aracı olarak değil, hakikat arayışının ve demokratik toplumsal dönüşümün bir enstrümanı olarak ele alınmalıdır.

Kaynakça (APA 7)

Foucault, M. (1977). Discipline and punish: The birth of the prison. Pantheon Books.
Harding, S. (1986). The science question in feminism. Cornell University Press.
Haraway, D. (1988). Situated knowledges: The science question in feminism and the privilege of partial perspective. Feminist Studies, 14(3), 575–599. https://doi.org/10.2307/3178066
Öcalan, A. (2010). Manifesto for a Democratic Civilization: The Age of Masked Gods and Disguised Kings (Vol. 1). Mezopotamya Yayınları.
Öcalan, A. (2011). Manifesto for a Democratic Civilization: Capitalist Civilization (Vol. 2). Mezopotamya Yayınları.
Öcalan, A. (2012). Manifesto for a Democratic Civilization: Sociology of Freedom (Vol. 3). Mezopotamya Yayınları.
Öcalan, A. (2013). Manifesto for a Democratic Civilization: Crisis of Civilization in the Middle East and the Solution of Democratic Civilization (Vol. 4). Mezopotamya Yayınları.
Öcalan, A. (2016). Manifesto for a Democratic Civilization: The Kurdish Question and the Solution of the Democratic Nation (Vol. 5). Mezopotamya Yayınları.
Öcalan, A. (n.d.). Manifesto for Peace and a Democratic Society. Unpublished manuscript.

12.12.2025
AZAD BADIKÎ